:::: MENÜ ::::

Güzel Hikayelerimiz Arttı!

Mutlu Girişimcilik Kampı (Happy Startup Summercamp) için daha ucuz olacağı için kendi götüreceğim çadırda kalmayı seçmiştim, ancak bizim çadırı Ankara’dan Yalova’ya getirmeyi unuttum. İngiltere’ye gitmeme 10 gün kala Yalova ve İstanbul’da paylaşılmış çadır var mı diye baktım, 2 kişi ile yazışmaya başladım. Çadırı olanlardan biri (Elif, namı değer pyrogaia) de aynı tarihlerde balayı için fotoğraf makinesi arıyormuş. Metrobüs durağında buluştuk, makineyi verdim, çadırı aldım. Artık ilk yurtdışı kamp deneyimim için hazırdım! 

Kamp alanına gidip çadırı kurduğumda Elif’in “Gezi’de kullandık” derken ne dediğini anladım. Her tarafı boyalı, her ne kadar çok farklı düşünmesek de benden başka birisinin hislerini yansıtan bir çadırda kalacak olmayı ilk başta biraz garipsedim. Gece olup uyku tulumuna girince ise içimden sadece gülümsemek geldi. Gezi esnasında her gün parka gidip geliyordum ama 2. gün haricinde parkta çadırda kalmamıştım. Kısmet İngiltere’yeymiş! Kampın ikinci günü önce Eşya Kütüphanesi’nin 1 dakikada sunmama yardımcı olmasıyla (nasıl çalıştığını kendi hikayemle anlattım) sonra da Rubens’in gelip “Şu çadır senin mi? Çok iyiymiş, keşke ben de boyayıp gelseydim!” diyerek sohbete başlamımızla ayrı bir sevdim çadırı.

Kamptan dönünce bu sefer çadır arayan, Erdi ve Kenan’dı. Hem Erdi’yle, hem Elif’le yazışıp, çadırı haftasonu kullanılıp Elif’e iletilmek üzere Erdi’ye verdim. Kısacası çadır Gezi sonrası önce İngiltere’yi sonra Karadeniz’i gezdi geldi; hem benim, hem Erdi ile Kenan’ın, hem de Elif’in anlatmalık bir güzel hikayesi daha oldu. İlk defa geçen sene CEBIT’e gittiğimizde birinin “Bizde paylaşım hikayesi çok! Mutlaka kullanın bu hikayeleri yaygınlaşırken!” demesiyle yüzümüzü hikayelere döndük. Türkiye’den paylaşım hikayeleri serisi böyle doğdu: kimisi zaten aklımızdaydı, kimisini kullanıcılarımız anlattı, kimisi bizi buldu. Bugünlerde ise platformu daha sık kullanmamızla beraber gittikçe çoğalıyor bu güzel hikayeler.

ByADVjgIEAA3xyL

Nasıl oldu?

  • Steve babayı dinledik, pek çok müşteri görüşmesi yaptık.
  • Görüşmelerde ve her sohbette etrafımızı can kulağıyla dinledik, dinliyoruz.
  • Dileyen herkesin bize kolayca ulaşabileceği yollar açtık: e-posta, sosyal medya, canlı hangout vb.
  • Hikaye anlatıcılığı hoşumuza gidince daha da ilgilenmeye başladık. (İstanbul’daki ilgililere Nazlı Çevik‘i ve Judith Liberman‘ı takip etmelerini öneririz)
  • Eşya Kütüphanesi’ni ve Zumbara, Yolyola gibi diğer paylaşım platformlarını kullandık, kullanıyoruz.

♥ Çok şükür güzel hikayelerimiz arttı! ♥


Ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun??